Havas Okulu ilmi Genel Makaleler | Esmalar | Vefk & Tılsım | Büyü Fal

Havas ilmi & Gizli ilimler

Havas İlminin Derinliklerine Yolculuk: Kadim Bilgelik ve Gizemli Sırlar
  • Sitemizde kesinlikle havas işlemleri YAPILMAMAKTADIR. Sizden ücret isteyen kişilere itibar etmeyiniz. Sitemizde ücretli ve ücretsiz işlem yasaktır ! Yayınlanan konular bilgi amaçlıdır. Sitemizde cep telefonu, mail adresi ve diğer paylaşım platformları adresleri paylaşmak (özel mesaj yoluyla da olsa) yasaktır. Tespiti halinde uyarılmaksızın siteden uzaklaştırılır. Bunun dışında site üyelerinin kendi aralarında yaptığı ve sistemimizin tespit edemediği tüm bilgi alış-verişinden havasblog.com sorumlu değildir.
  • Üzerinizde ağırlık mı hissediyorsunuz? Rızık, kısmet,musallat, veya manevi sıkıntılarınız için detaylı bakım yaptırmak ve danışmanlık almak ister misiniz? İcazetli Muhammed-i Turgut Hoca ile manevi sorunlarınıza ışık tutun. İletişim DM
  • BLOG SAYFAMIZA MODERATÖRLER ALINACAKTIR
  • ÜYE OLUN VE ERİŞİME GİZLİ BİLGİLERE ERİŞİN
  • TOPLULUK OLARAK BÜYÜRKEN SİZİDE ARAMIZDA GÖRMEKTEN MUTLUK DUYARIZ ;)
  • TASAVVUF GELENEKLERİMİZE UYGUN HOCALAR YETİŞTİRİYORUZ.!

Şiî Müslümanlar münafık mı?

admin

Admin
Yönetici
Cevap
Değerli kardeşimiz,
İslam'ın ve imanın şartları bellidir. Buna göre ismi ne olursa olsun, şartları uygun olan herkes Müslümandır. Bir isim adı altında bir fırkayı veya bir mezhebi küfürle itham etmek doğru değildir.
Bu medenle, Müslümanım diyene münafık demek için ya kendisi itiraf edecek, ya da Allah bildirecek.
Bu iki durum olmadıkça hiçbir Müslüman için imansız anlamında münafık denilemez.
Ancak hadislerde de ifade edildiği üzere, mümin olduğu halde münafık sıfatı taşıyanlar olabilir. Bu durumda ister Şii ister Sünni olsun münafık sıfatı olabilir.
Meselâ bir hadiste münafıklık alâmetleri yalan söylemek, sözünde durmamak ve emanete hıyanet etmek şeklinde özetlenmiştir. (Buhârî, İman , 24)
Diğer bir rivayette bunlara anlaşmazlığa düştüğünde haksızlığa sapma unsuru da eklenmiştir. (Buhârî, Meẓâlim, 17)
Bir başka hadiste hayanın ve az konuşmanın imanın iki tecellisi, çirkin sözün ve gereğinden fazla konuşmanın ise nifakın iki alâmeti olduğu belirtilmiştir. (Tirmizî, Birr, 80)
Demek ki, bu sıfatlar kimse bulunursa, o inanç noktasından inkarını gizleyen kafir anlamında münafık değilse de nifak alameti taşıyan mümin olabilir.
Şiilerin tekfir edilmesi (onlara kâfir denimesi) caiz mi?
Bilindiği üzere, Şiilerin değişik grupları vardır. Onlara gulat-ı Şia denilir. O gibi gruplar bizim konumuzun dışındadır. Diğerleri, mümindir ve asla tekfir edilemezler.
Hakikat şudur ki; mümin veya kâfir olmak, mezheplere göre değil, Kuran ve Sünnette belirtilen prensiplere göredir. İster Sünni olsun, ister Şii olsun, Allah’a, peygamberlere, özellikle Hz. Muhammed (asm)'in peygamberliğine, Semavî kitaplara, özellikle Kuran’a, ahiret hayatına, meleklere, kadere iman eden mümindir, etmeyen kâfirdir.
Tarihteki kargaşalarda aklın yerine duyguların hâkim olduğu bir ortamda, mezhepler arasında meydana gelen taassupları bırakmanın zamanı gelmiş ve geçmiştir.
Ehl-i sünnet ve cemaat perdesi altında vehhabilik ve haricilik fikriyle hareket edenlerin, ayrıca bir kısım siyaset meftunları ile bir kısım mülhitlerin Hz. Ali (ra) hakkındaki yanlış kanaatlerini bütün Sünnilere mal etmek büyük bir haksızlıktır. Çünkü bu yanlışlıklara bizzat Sünniler karşı çıkmaktadır. Onlara göre, Hz. Ali (ra)’nin Ehl-i beytin reisi olması haysiyetiyle, Hz. Peygamber (a.s.m)’in manevî şahsiyetinin varisi olarak temsil ettiği konumu itibariyle hiç kimse ile kıyaslanmayacak kadar büyüktür. (Geniş bilgi için bk. Nursi, Lemalar, Dördüncü Lema)
Yine, gulat-ı Şia'nın Hz. Ali (ra)’ye bir nevi üluhiyet isnat etmelerini vs. yanlışlıklarını veya Kur’an’ın -haşa- eksik olduğunu söyleyenlerin yanlışlıklarını bahane ederek bütün Şiaları töhmet altında bırakmak da aynı şekilde büyük bir haksızlıktır. Çünkü bu yanlışlara bizzat Şia âlimleri de karşı çıkmaktadır.
Hülasa; bu manasız, hakikatsiz ve zararlı münakaşaları derhal ortadan kaldırmak ve teferruatla ilgili ihtilaflı meseleleri seslendirmemek gerekir. Hz. Ali (ra)’nin bağlı olduğu dine, Kuran’a, Peygambere (asm), hatta Allah’a karşı hücumların yapıldığı bir çağda, bu değerleri paylaşan Sünnilerle Şiilerin bunları bırakıp birbiriyle uğraşmaları, Hz. Ali (ra)’nin de hayatı boyunca savunduğu bu değerlere karşı ciddi bir saygısızlıktır.
Üstelik, bu ihtilaflardan istifade eden zındıklar, bu iki Müslüman taifeyi birbirlerinin aleyhinde alet olarak kullanacak, birini diğerinin ezmekte istimal edecek ve onu mağlup ettikten sonra aleti de kıracaktır. Bunlara fırsat vermemek gerekir. (bk. Lemalar, a.g.e.)
Selam ve dua ile...
 
Üst