Belki en son söylenmesi gereken şeyi biz en başta söyleyelim: "Kur'an bize yeter" söylemi, ne Allah'ın ne Resulullah'ın ne sahabenin ne de güvenilir kadim alimlerin ifadesidir. Bu söylem, sonradan uydurulmuş dış güçlerin içimize soktuğu kulağa hoş gelen ama ilmi gerçekliği bulunmayan suni bir ifadedir.
Kadim ulema, "Usul olmadan vusul (sonuca varma) olmaz" demişlerdir. Başka bir değişle şu soruların cevabı sorumuzun da cevabı olacaktır:
Kur'ân'a baktığımız zaman böyle bir sınırlama olmadığını aksine birçok ayette İslam'ın sünnetle anlaşılacağının açıkça emredildiğini görürüz. "Kim peygambere itaat ederse, Allah'a itaat etmiş olur" (Nisa, 4/80); "Peygamber size ne verdiyse onu alın, size ne yasakladıysa ondan da sakının" (Haşr, 59/7).
Allah'ın Resulü de Kur'ân size yeter, başka bir şeye gerek yok dememiştir. Aksine sünnete sarılmayı emretmiştir. Hiçbir sahabe "Ey Allah'ın Resulü! Tamam ben Arapça biliyorum. Kur'ân'a da imân ediyorum. Sizin bana bir şey anlatmanıza gerek yok, Kur'ân bana yeter" dememiştir.
Söz konusu "Kur'an bize yeter" söylemi, son yüz, yüz elli yıl önce ortaya atılmıştır. Bilinçli ve organizeli olduğu anlaşılan bu söylemi ilk ortaya atan kişi, 19. Yüzyılda yaşamış olan ve Avusturya asıllı İngiliz vatandaşı Dr. Aloys Sprenger (ö. 1893)'dir. Hedef Müslümanları Kur'ân hakkında şüpheye düşürmektir.
Benzer Konular
Esmalar ve diğer kategorilerden öneriler
El-Vedud
El-Fettah
El-Aziz
Esmalar
El-Basir
El-Bedi'
El-Muğni
En-Nur
El-Rakib
El-Kerim
El-Kadir
El-Azim
