Cevap
Değerli kardeşimiz,
Öncelikle ifade edelim ki, Allah katında üstünlük erkek-kadın, güçlü-zayıf, amir-memur, patron-işçi olmaya göre değildir. Üstünlük manevi anlamda büyük olmakla ilgilidir. Nitekim bir ayette, Allah katında en üstün olanın takvaca en değerli olanlar olacağı ifade edilmiştir:
İşte, kim böyle yaparsa üstün insan, faziletli insan odur. Bu noktada cinsiyete itibar edilmemiştir.
Sizin, bazı yanlış algılardan dolayı böyle hissetmeniz anlaşılır ve yerinde.
Kadınların aşağılandığı, değersizleştirildiği ya da eksik görüldüğü söylemlere sürekli maruz kalmak insanın ruh sağlığını zedeler; kendilik değerini, güvenini, yaşama dair duygularını etkiler. Bunlar, sizin şahsınıza özel sıkıntılardan ziyade, dinin yanlış ve kasıtlı olarak olduğundan farklı yorumlanması ile alakalıdır.
Ayrıca toplumun bazı kesimlerinde kadını aşağılayan ifadeler, aslında cahiliye döneminden kalan söylemlerdir. Maalesef bazıları günümüze kadar gelmiş. İslam dini geldiği günden beri bu tarz yanlış söylemlerle mücadele etmektedir. Ayet-i kerime cahiliye insanının o zalim ve cahil hâlini şöyle tasvir eder:
Bunun yanında Kuran’ın hiçbir yerinde “erkekler kadınlardan üstündür” diye mutlak bir hüküm yoktur. Kuran'da erkekle kadın fraklı ama eşit sorumluluğa, eşit değere, eşit kulluğa sahiptir.
Bazı ayetler İslam’ı karalamak isteyenlerce çarpıtılıyor. Örneğin:
Bu durum kadını ezmek değil, onu desteklemek, korumak anlamına gelir. Nitekim kadınlar da şefkatte, annelikte, çocuk yetiştirmede erkeklerden daha üstün özelliklerle donatılmıştır.
Yine bu durum erkekleri genel anlamda “zayıf insan” yapmadığı gibi, erkeğin üstün olduğu noktaların vurgulanması da kadının zayıf ve değersiz olduğu anlamına gelmez.
Hz. Peygamber (asm) defalarca kadınlara iyi davranmayı, onlara değer vermeyi emretmiştir. Meşhur hadis:
“Mücadele” adındaki sureye ismini veren ayetlerde ise, bir hanımın kocasından şikâyetini, Cenab-ı Hak bizzat dinlediğini ifade etmiş ve derdine çare inzal buyurmuştur.
Kız çocuklarına İslam’ın verdiği değer ise şu mevkiye yükseldi:
Firavun’un karısı Asiye de imanı ve Allah’a ilticası ile Kuran’ın övdüğü mübarek hanımlardandır.
Bazı ayetlerde, Cenab-ı Hakk’ın hoşnut olduğu kullar sayılırken, hanımlar da ayrıca tebarüz ettirilmiştir:
1. Kuran’da kadınların değerli olduğunu söyleyen ayetler:
• Allah kadın ve erkeği “aynı nefisten” yarattığını söylüyor. (Nisa 4/1)
• “Erkek olsun kadın olsun, kim inanmış bir insan olarak dünya ve ahirete yararlı işler yaparsa kesinlikle ona güzel bir hayat yaşatacağız ve böylelerinin ecirlerini de muhakkak surette yapmış olduklarının daha güzeliyle vereceğiz” (Nahl 16/97)
2. “Kaburgadan yaratılma” hadisi yanlış yorumlanıyor:
Bu hadis, "kadın naziktir, kırılgandır, ona anlayışla yaklaş" anlamında bir benzetmedir. Üstünlük anlamı taşımaz. Bu mecazi anlatımı, kadınlara anlayışla davranılması gerektiğini vurgular.
Selam ve dua ile...
Değerli kardeşimiz,
Öncelikle ifade edelim ki, Allah katında üstünlük erkek-kadın, güçlü-zayıf, amir-memur, patron-işçi olmaya göre değildir. Üstünlük manevi anlamda büyük olmakla ilgilidir. Nitekim bir ayette, Allah katında en üstün olanın takvaca en değerli olanlar olacağı ifade edilmiştir:
"... En üstün olanınız, Allah'tan en çok sakınanızdır..." (Hucurat, 49/13)
Nedir Takva?
En kısa ifadesiyle Allah'tan korkmak, günahlardan sakınmak, onun razı olmadığı hareket, tavır, hâl ve sözlerden uzak durmak. Onun rızasına ermeyi en büyük maksat bilip, bunu kaybetmekten son derece korkmak.İşte, kim böyle yaparsa üstün insan, faziletli insan odur. Bu noktada cinsiyete itibar edilmemiştir.
Sizin, bazı yanlış algılardan dolayı böyle hissetmeniz anlaşılır ve yerinde.
Kadınların aşağılandığı, değersizleştirildiği ya da eksik görüldüğü söylemlere sürekli maruz kalmak insanın ruh sağlığını zedeler; kendilik değerini, güvenini, yaşama dair duygularını etkiler. Bunlar, sizin şahsınıza özel sıkıntılardan ziyade, dinin yanlış ve kasıtlı olarak olduğundan farklı yorumlanması ile alakalıdır.
Ayrıca toplumun bazı kesimlerinde kadını aşağılayan ifadeler, aslında cahiliye döneminden kalan söylemlerdir. Maalesef bazıları günümüze kadar gelmiş. İslam dini geldiği günden beri bu tarz yanlış söylemlerle mücadele etmektedir. Ayet-i kerime cahiliye insanının o zalim ve cahil hâlini şöyle tasvir eder:
Hz. Ömer bu konuda şöyle der:“Onlardan birine kız(ının doğduğu) müjdelendiği zaman, öfkeden yüzü kapkara kesilir. Kendisine verilen müjdenin kötülüğünden dolayı kavminden gizlenir. Onu, aşağılanmaya katlanıp yanında mı tutsun, yoksa toprağa mı gömsün! Bakın ki, verdikleri hüküm ne kadar kötüdür!” (Nahl, 16/58-59)
Şimdi sorularınıza adım adım cevap verelim:“Doğrusu biz, cahiliye devrinde kadınlara hiç önem vermezdik. Nihayet Allah, İslâm’ın gelişiyle kadınlar hakkında ayetler indirdi ve onlara birçok hak tanıdı.” (Buhari, Libas, 31)
"Bu İnsanlar Doğru mu Söylüyor?"
Hayır, bu insanların söyledikleri doğru değil. İslam açısından bakıldığında bu tür söylemler yanlıştır. Çünkü kadın olmak bir eksiklik olmadığı gibi ikinci sınıflık ya da zayıflık değil; farklı bir varoluş şeklidir, insan olmanın farklı bir biçimidir. Çünkü kadın, insan olarak erkeklerle eşit değerde olan bir dünya halifesidir.Bunun yanında Kuran’ın hiçbir yerinde “erkekler kadınlardan üstündür” diye mutlak bir hüküm yoktur. Kuran'da erkekle kadın fraklı ama eşit sorumluluğa, eşit değere, eşit kulluğa sahiptir.
Bazı ayetler İslam’ı karalamak isteyenlerce çarpıtılıyor. Örneğin:
Bu ayet genellikle “erkek üstündür” diye sunulsa da aslında sorumluluk ve yükümlülük bağlamında geçer. Maddi yükümlülük, evin korunması, fiziki güç gerektiren alanlarda erkeklere bazı roller ve görevler verilmiştir, ama bu üstünlük değil, sorumluluk ve yükümlülük demektir."Erkekler kadınlar üzerinde kavvamdır (koruyup gözeten, sorumluluk alan)" (Nisa, 4/34)
Bu durum kadını ezmek değil, onu desteklemek, korumak anlamına gelir. Nitekim kadınlar da şefkatte, annelikte, çocuk yetiştirmede erkeklerden daha üstün özelliklerle donatılmıştır.
Yine bu durum erkekleri genel anlamda “zayıf insan” yapmadığı gibi, erkeğin üstün olduğu noktaların vurgulanması da kadının zayıf ve değersiz olduğu anlamına gelmez.
Hz. Peygamber (asm) defalarca kadınlara iyi davranmayı, onlara değer vermeyi emretmiştir. Meşhur hadis:
Yine Kuran-ı Kerim’de; “Nisâ: Kadınlar” diye bir surenin varlığı, o surede ve diğer birçok surede kadının nikâh, mehir, miras, talak ve nafaka gibi medenî haklarının teminat altına alınmış olması, İslam’ın bu hususta kadına vermiş olduğu değeri gösterir...“Sizin en hayırlınız, kadınlarına en iyi davrananınızdır.” (Tirmizi, Menakıb 63)
“Mücadele” adındaki sureye ismini veren ayetlerde ise, bir hanımın kocasından şikâyetini, Cenab-ı Hak bizzat dinlediğini ifade etmiş ve derdine çare inzal buyurmuştur.
Kız çocuklarına İslam’ın verdiği değer ise şu mevkiye yükseldi:
Başka bir hadis-i şerifte şöyle buyuruyor:“Her kim üç kız çocuğunu veya kız kardeşlerini himaye edip büyütür, güzelce terbiye eder, evlendirir ve onlara lütuf ve iyiliklerini devam ettirirse, o kimse cennetliktir.” (Ebu Davud, Edeb, 120-121)
“Her kim iki kız çocuğunu yetişkinlik çağına gelinceye kadar büyütüp terbiye ederse, kıyamet günü o kimseyle ben yan yana bulunacağız.” (Müslim, Birr, 149)
Hz. Meryem, Kuran-ı Kerim’de 34 kez namı geçen, iffeti, ibadete düşkünlüğü ve Allah yoluna adanmışlığı ile methedilen rol model, nümune-i imtisal bir hanımdır.“İkram ve ihsanlarınızla çocuklarınıza eşit muamelede bulunun. Eğer ben birini üstün tutacak olsaydım, kızları üstün tutardım.” (Heysemi, Mecma, 4/153)
Firavun’un karısı Asiye de imanı ve Allah’a ilticası ile Kuran’ın övdüğü mübarek hanımlardandır.
Bazı ayetlerde, Cenab-ı Hakk’ın hoşnut olduğu kullar sayılırken, hanımlar da ayrıca tebarüz ettirilmiştir:
“Müslüman erkekler ve Müslüman kadınlar, iman eden erkekler ve iman eden kadınlar, itaate devam eden erkekler ve itaate devam eden kadınlar, sadâkatli erkekler ve sadâkatli kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, mütevazı erkekler ve mütevazı kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve (ırzlarını) koruyan kadınlar, Allah’ı çok zikreden erkekler ve zikreden kadınlar var ya; işte Allah, bunlar için bir mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır.” (Ahzab, 33/35)
Kadınlar Sinsi, Fitne, Eksik Akıllı vs. Diyenlere Nasıl Cevap Verilir?
Bu tür sözler İslam dini açısından yanlıştır. Cevap vermek isterseniz verdiğimiz yanında şu noktaları da kullanabilirsin:1. Kuran’da kadınların değerli olduğunu söyleyen ayetler:
• Allah kadın ve erkeği “aynı nefisten” yarattığını söylüyor. (Nisa 4/1)
• “Erkek olsun kadın olsun, kim inanmış bir insan olarak dünya ve ahirete yararlı işler yaparsa kesinlikle ona güzel bir hayat yaşatacağız ve böylelerinin ecirlerini de muhakkak surette yapmış olduklarının daha güzeliyle vereceğiz” (Nahl 16/97)
2. “Kaburgadan yaratılma” hadisi yanlış yorumlanıyor:
Bu hadis, "kadın naziktir, kırılgandır, ona anlayışla yaklaş" anlamında bir benzetmedir. Üstünlük anlamı taşımaz. Bu mecazi anlatımı, kadınlara anlayışla davranılması gerektiğini vurgular.
İç Sesiniz Başkalarının Sesi Olmasın
Siz bir kadınsınız, arzın yani dünyamızın ve Cenab-ı Hakk'ın tüm isimlerine birer ayinesiniz. Yani erkeklerden daha az değerli değilsiniz. Bu düşünceyi bilinçli olarak içselleştirin. İç sesiniz başkalarının sesi olmasın.Selam ve dua ile...
