Alternatif Tıp ve Bitkiler

Alternatif tıb

Modaratör7 Mar 2025350 görüntülenme
7 Mar 2025
#1

Sözlükte "hastalanmak; iyileşmek, hastalığı iyileştirmek" mânasında karşıt anlamlı kelimelerden (ezdâd) olan devâ kökünden türeyen tedâvî, "gerek bedenî gerekse ruhî hastalıkları iyileştirmek için ilâç almak/vermek ve tıbbî bakımdan gerekeni yapmak" demektir. Fakihler bu anlamı esas alarak tedaviyi "hastalığı iyileştireceğine inanılan ilâç, okuma vb. maddî ve mânevî yöntemleri kullanma" şeklinde tanımlamıştır. Aynı kökten türeyen devâ' "ilâç ve şifa", dâ' "hastalık" mânasına gelir. "Uğraşmak ve tedavi etmek" anlamındaki 'alc kökünden türeyen ilâc, teâlüc ve muâlece kelimeleri de "tedavi" mânasında kullanılmıştır. Tedavi ve türevleri Kur'an'da yer almamakta, hadislerde ise deva, tedavi vb. kelimeler çok yerde geçmekte, tedavi teşvik edilmekte ve bazı ilâç ve yöntemler önerilmektedir.

İnsanın hükümlere muhatap sayılması akıl sağlığının yerinde olmasına ve belli yükümlülükleri yerine getirebilmesi bedenen sağlıklı bulunmasına bağlıdır. İslâmî kaynaklarda ruh ve beden sağlığını olumsuz yönde etkileyen durumlar yanında iyi bir mümin olmayı engellemesi sebebiyle insanın iman, ahlâk ve amel bakımından mâruz kalabileceği mânevî hastalıklar üzerinde önemle durulmuştur.

Tedavinin Hükmü

Konuya ilişkin deliller ışığında fakihlerin çoğunluğu genelde tedavinin sünnet, mendup veya müstehap, iyileşmenin kesin göründüğü durumlarda ise vâcip olduğu kanaatine varmıştır. Bu husustaki değerlendirmelerde tevekkülle ilgili açıklamaların da önemli bir yer tuttuğu görülür. Birçok fakih tedaviyi terkedip tevekküle sığınmanın dinin ruhuna, hikmete ve tevekkülün özüne ters düşen ve acziyeti meşrulaştırmaya yol açan bir tutum olduğuna, saf tevhid inancının ancak meşrû sebeplere gerektiği kadar başvurularak korunabileceğine dikkat çekmiştir.

Hz. Peygamber'in Hadislerinden

Hz. Peygamber bu konuda şöyle buyurmuştur:

  • "Her hastalığın bir ilâcı vardır. Bu ilâç bulunduğu zaman hastalık Allah'ın izniyle iyileşir." (Müslim, "Selâm", 69)
  • "Tedavi olun; zira Allah yarattığı her hastalığın ilâcını da yaratmıştır, bir hastalık müstesna, o da ihtiyarlıktır." (Ebû Dâvûd, "Ṭıb", 1)
  • "Tedavi olun, ancak tedavide haramı kullanmayın." (Ebû Dâvûd, "Ṭıb", 11)

Alternatif Tıp ve İslam

Alternatif tıp; konvansiyonel tıbbın yanı sıra veya yerine kullanılan tedavi yöntemlerini kapsar. Bitkisel tedavi, akupunktur, hacamat ve benzeri yöntemler bu kategoride değerlendirilebilir.

İslam açısından alternatif tıp yöntemleri değerlendirildiğinde şu temel kriterler esas alınır:

1Zarar vermeme: Tedavi yöntemi hastaya zarar vermemelidir
2Haram içermeme: İçerik ve yöntem itibariyle helal olmalıdır
3Şirke yol açmama: Büyü ve benzeri uygulamalar kesinlikle yasaktır
4Bilimsel temele dayanma: Mümkün olduğunca kanıtlanmış yöntemler tercih edilmelidir

Hz. Peygamber'in tavsiye ettiği hacamat, bal, kara çöreotu gibi doğal tedaviler en güvenilir alternatif tıp uygulamaları olarak kabul görmektedir.

Sonuç

İslam; hem konvansiyonel hem de doğal tedavi yöntemlerini destekler. Önemli olan; tedavinin haram içermemesi, şirke yol açmaması ve gerçekten faydalı olmasıdır. Her hastalık için önce tıbbi yardım alınmalı, dua ve manevi destekle tedavi bütünleştirilmelidir.

3500
Paylaş:
Yanıt Yaz

Bu konuya yanıt yazmak için giriş yapman gerekiyor.