Cevap
Değerli kardeşimiz,
1. Hadis-i şerifin bu kısmında kadınların erkekler üzerindeki etki edebilme güç ve kuvvetine vurgu yapılmaktadır. Bazen kadın erkeğin fitneye düşmesine sebep olmakta ve aklını bile kaybetmesine vesile olabilmektedir.
Diğer taraftan hadis-i şerifte kadınlar kötülenmiyor, erkekler dikkate sevk ediliyor. Aklı başında, dinine bağlı erkeklerin kadınlar vasıtasıyla fitneye kapılmamaları, imanlarına zarar vermemeleri istenmektedir. Çünkü günümüzde pek çok örneklerini gördüğümüz gibi, erkeklerin bir kısmı kadınlara uyarak dinî yaşayışlarında eksiklik göstermektedir.[1]
Ali el-Kari, Mirkatu’l-mefâtih adlı hadis şerhinde kadınların fitnesinin güçlü ve kuvvetli olduğuna, bu konuda çok akıllı erkeği bile kandırdığına göre diğerlerinin hayli hayli kandırabileceğine dikkat çekildiğini ifade eder.[2]
Hadiste hem erkeğin hem de kadınların zaaf noktalarına değinilmektedir.
Burada bir vakanın tespiti bir fıtratın izahı vardır. Kadın ve erkeklere gelecek imtihan sorularının nerelerden geldiğini bildirmektedir. Zaten Peygamberimiz (asm) akıl noksanlığının ne olduğunu din noksanlığının da ne olduğunu gayet açık bir şekilde hadiste izah etmiştir.
Öte yandan kadın ile erkek arasında fıtri bir temayül vardır. Bu temayül yüzünden erkek fıtri olmaktan çıkıp, tamamen gösteriş ve riyakârlık yapma şekline girebiliyor. Bu da riya, rekabet, haset ve kendini beğenmişlik gibi kötü hallerin, erkeğin fıtratına yerleşmesine sebep oluyor.
Bediüzzaman Hazretleri bu sebeple şöyle bir ifade kullanmıştır:
Burada mübalağa yoluyla bir benzetme söz konusudur. Yani akıllı bir adamı aldatabildiklerine göre diğerlerini hayli hayli aldatırlar dikkat ediniz demektir.
Demek ki, kuvve-i akliyeyi yani akletme duygularını yanlış yerde kullanmışlar anlamındadır. Aklın cerbeze ve demagoji ile başkalarını aldatması ve yoldan çıkarması da aslında bir nevi akıl noksanlığıdır.
Kâfirlerin akılları vardır, ama onu doğru bir şekilde kullanmamış küfre girmişlerdir. Bu da elbette ki bir tür akıl noksanlığıdır.
3. Hakim’in bu hadisi değerlendirmesine gelince:
İlgili yerde rivayet şu şekilde geçmektedir.[3]
8783 - حَدَّثَنَا أَبُو أَحْمَدَ بَكْرُ بْنُ مُحَمَّدٍ الصَّيْرَفِيُّ بِمَرْوَ مِنْ أَصْلِ كِتَابِهِ، ثَنَا عَبْدُ الصَّمَدِ بْنُ الْفَضْلِ، ثَنَا قَبِيصَةُ بْنُ عُقْبَةَ، ثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ زِرٍّ، عَنْ وَائِلِ بْنِ مَهَانَةَ التَّيْمِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ رضي الله عنه، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم: «يَا مَعْشَرَ النِّسَاءِ، تَصَدَّقْنَ وَلَوْ مِنْ حُلِيِّكُنَّ فَإِنَّكُنَّ أَكْثَرُ أَهْلِ جَهَنَّمَ» فَقَالَتِ امْرَأَةٌ لَيْسَتْ مِنْ عِلْيَةِ النِّسَاءِ: وَبِمَ يَا رَسُولَ اللَّهِ نَحْنُ أَكْثَرُ أَهْلِ جَهَنَّمَ؟ قَالَ: «لِأَنَّكُنَّ تُكْثِرْنَ اللَّعْنَ وَتَكْفُرْنَ الْعَشِيرَ، وَمَا رَأَيْتُ مِنْ نَاقِصَاتِ عَقْلٍ وَدِينٍ أَغْلَبَ لِلُبِّ الرَّجُلِ مِنْكُنَّ» هَذَا حَدِيثٌ صَحِيحٌ عَلَى شَرْطِ الشَّيْخَيْنِ وَلَمْ يُخْرِجَاهُ " وَقَدْ رَوَاهُ جَرِيرٌ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنِ الْأَعْمَشِ بِزِيَادَةِ أَلْفَاظٍ فِيهِ
[التعليق - من تلخيص الذهبي]8783 - على شرط البخاري ومسلم
Hâkim, bu rivayetin sahih olduğunu belirtmiş Buhârî ve Müslim’in şartına uyuyor olduğu halde kitaplarına almadıklarını ifade etmiştir.
Hâkim’in kitabının bir anlamda değerlendirmesini yapan Zehebî de Telhis’inde bu bilgiyi doğrulamaktadır.
Dolayısıyla Hâkim’in burada yanılması söz konusu değildir.
Zehebî, onun bazı rivayetlerde yanıldığını ifade etse bile bu rivayette onu desteklemektedir.
ilave bilgi için tıklayınız:
- Kadının, dininin ve aklının eksik olduğu konusunda bir hadis-i şerif olduğu doğru mudur?
Dipnotlar:
[1]
sorularlaislamiyet.com
[2] Ali el-Kârî, Mirkâtü’l-mefâtih, I/93.
[3] Hâkim, el-Müstedrek, 4/645.
Selam ve dua ile...
Değerli kardeşimiz,
1. Hadis-i şerifin bu kısmında kadınların erkekler üzerindeki etki edebilme güç ve kuvvetine vurgu yapılmaktadır. Bazen kadın erkeğin fitneye düşmesine sebep olmakta ve aklını bile kaybetmesine vesile olabilmektedir.
Diğer taraftan hadis-i şerifte kadınlar kötülenmiyor, erkekler dikkate sevk ediliyor. Aklı başında, dinine bağlı erkeklerin kadınlar vasıtasıyla fitneye kapılmamaları, imanlarına zarar vermemeleri istenmektedir. Çünkü günümüzde pek çok örneklerini gördüğümüz gibi, erkeklerin bir kısmı kadınlara uyarak dinî yaşayışlarında eksiklik göstermektedir.[1]
Ali el-Kari, Mirkatu’l-mefâtih adlı hadis şerhinde kadınların fitnesinin güçlü ve kuvvetli olduğuna, bu konuda çok akıllı erkeği bile kandırdığına göre diğerlerinin hayli hayli kandırabileceğine dikkat çekildiğini ifade eder.[2]
Hadiste hem erkeğin hem de kadınların zaaf noktalarına değinilmektedir.
Burada bir vakanın tespiti bir fıtratın izahı vardır. Kadın ve erkeklere gelecek imtihan sorularının nerelerden geldiğini bildirmektedir. Zaten Peygamberimiz (asm) akıl noksanlığının ne olduğunu din noksanlığının da ne olduğunu gayet açık bir şekilde hadiste izah etmiştir.
Öte yandan kadın ile erkek arasında fıtri bir temayül vardır. Bu temayül yüzünden erkek fıtri olmaktan çıkıp, tamamen gösteriş ve riyakârlık yapma şekline girebiliyor. Bu da riya, rekabet, haset ve kendini beğenmişlik gibi kötü hallerin, erkeğin fıtratına yerleşmesine sebep oluyor.
Bediüzzaman Hazretleri bu sebeple şöyle bir ifade kullanmıştır:
2. “Erkeğin aklını çelecek kadar akıllı olan kadın neden aklı noksan olarak ifade edilmiştir?” sorusuna gelince:“Bir meclis-i ihvanda güzel karı girdikçe, riya ile rekabet, haset ile hodgâmlık depretir damarları." (bk. Sözler, Lemeat)
Burada mübalağa yoluyla bir benzetme söz konusudur. Yani akıllı bir adamı aldatabildiklerine göre diğerlerini hayli hayli aldatırlar dikkat ediniz demektir.
Demek ki, kuvve-i akliyeyi yani akletme duygularını yanlış yerde kullanmışlar anlamındadır. Aklın cerbeze ve demagoji ile başkalarını aldatması ve yoldan çıkarması da aslında bir nevi akıl noksanlığıdır.
Kâfirlerin akılları vardır, ama onu doğru bir şekilde kullanmamış küfre girmişlerdir. Bu da elbette ki bir tür akıl noksanlığıdır.
3. Hakim’in bu hadisi değerlendirmesine gelince:
İlgili yerde rivayet şu şekilde geçmektedir.[3]
8783 - حَدَّثَنَا أَبُو أَحْمَدَ بَكْرُ بْنُ مُحَمَّدٍ الصَّيْرَفِيُّ بِمَرْوَ مِنْ أَصْلِ كِتَابِهِ، ثَنَا عَبْدُ الصَّمَدِ بْنُ الْفَضْلِ، ثَنَا قَبِيصَةُ بْنُ عُقْبَةَ، ثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ زِرٍّ، عَنْ وَائِلِ بْنِ مَهَانَةَ التَّيْمِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ رضي الله عنه، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم: «يَا مَعْشَرَ النِّسَاءِ، تَصَدَّقْنَ وَلَوْ مِنْ حُلِيِّكُنَّ فَإِنَّكُنَّ أَكْثَرُ أَهْلِ جَهَنَّمَ» فَقَالَتِ امْرَأَةٌ لَيْسَتْ مِنْ عِلْيَةِ النِّسَاءِ: وَبِمَ يَا رَسُولَ اللَّهِ نَحْنُ أَكْثَرُ أَهْلِ جَهَنَّمَ؟ قَالَ: «لِأَنَّكُنَّ تُكْثِرْنَ اللَّعْنَ وَتَكْفُرْنَ الْعَشِيرَ، وَمَا رَأَيْتُ مِنْ نَاقِصَاتِ عَقْلٍ وَدِينٍ أَغْلَبَ لِلُبِّ الرَّجُلِ مِنْكُنَّ» هَذَا حَدِيثٌ صَحِيحٌ عَلَى شَرْطِ الشَّيْخَيْنِ وَلَمْ يُخْرِجَاهُ " وَقَدْ رَوَاهُ جَرِيرٌ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنِ الْأَعْمَشِ بِزِيَادَةِ أَلْفَاظٍ فِيهِ
[التعليق - من تلخيص الذهبي]8783 - على شرط البخاري ومسلم
Hâkim, bu rivayetin sahih olduğunu belirtmiş Buhârî ve Müslim’in şartına uyuyor olduğu halde kitaplarına almadıklarını ifade etmiştir.
Hâkim’in kitabının bir anlamda değerlendirmesini yapan Zehebî de Telhis’inde bu bilgiyi doğrulamaktadır.
Dolayısıyla Hâkim’in burada yanılması söz konusu değildir.
Zehebî, onun bazı rivayetlerde yanıldığını ifade etse bile bu rivayette onu desteklemektedir.
ilave bilgi için tıklayınız:
- Kadının, dininin ve aklının eksik olduğu konusunda bir hadis-i şerif olduğu doğru mudur?
Dipnotlar:
[1]
Kadının, dininin ve aklının eksik olduğu konusunda bir hadis-i şerif olduğu doğru mudur? Eğer doğruysa bu kadınlara hakaret ve haksızlık olmaz mı? | Sorularla İslamiyet
Önce bu meseleye esas teşkil eden bir hadis-i şerifin mealini okuyalım. Sonra da konuyla ilgili sorulara cevap vermeye çalışalım: Ashab-ı Kiramdan Ebû Said el-Hudri anlatıyor: Bir Ramazan veya Kurban Bayramıydı. Resul-i Ekrem Efendimiz bayram namazlarını kıldığımız namazgaha...
[3] Hâkim, el-Müstedrek, 4/645.
Selam ve dua ile...
