Havas Okulu ilmi Genel Makaleler | Esmalar | Vefk & Tılsım | Büyü Fal

Havas ilmi & Gizli ilimler

Havas İlminin Derinliklerine Yolculuk: Kadim Bilgelik ve Gizemli Sırlar
  • Sitemizde kesinlikle havas işlemleri YAPILMAMAKTADIR. Sizden ücret isteyen kişilere itibar etmeyiniz. Sitemizde ücretli ve ücretsiz işlem yasaktır ! Yayınlanan konular bilgi amaçlıdır. Sitemizde cep telefonu, mail adresi ve diğer paylaşım platformları adresleri paylaşmak (özel mesaj yoluyla da olsa) yasaktır. Tespiti halinde uyarılmaksızın siteden uzaklaştırılır. Bunun dışında site üyelerinin kendi aralarında yaptığı ve sistemimizin tespit edemediği tüm bilgi alış-verişinden havasblog.com sorumlu değildir.
  • Üzerinizde ağırlık mı hissediyorsunuz? Rızık, kısmet,musallat, veya manevi sıkıntılarınız için detaylı bakım yaptırmak ve danışmanlık almak ister misiniz? İcazetli Muhammed-i Turgut Hoca ile manevi sorunlarınıza ışık tutun. İletişim DM
  • BLOG SAYFAMIZA MODERATÖRLER ALINACAKTIR
  • ÜYE OLUN VE ERİŞİME GİZLİ BİLGİLERE ERİŞİN
  • TOPLULUK OLARAK BÜYÜRKEN SİZİDE ARAMIZDA GÖRMEKTEN MUTLUK DUYARIZ ;)
  • TASAVVUF GELENEKLERİMİZE UYGUN HOCALAR YETİŞTİRİYORUZ.!

Dünyada en hayırlı şey dindar kadın mı?

admin

Admin
Yönetici
Cevap
Değerli kardeşimiz,
Bu manada hadis-i şerifler vardır. Bunlarda birini aşağıya alıp açıklamasını vermeye çalışalım.
Abdullah b. Amr b. Âs (r.anhuma)’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah (asm) şöyle buyurdu:
«الدُّنْيَا مَتَاعٌ ، وَخَيْرُ مَتاعهَا المَرْأَةُ الصَّالحةُ »
“Dünya geçici bir faydadan ibarettir. Onun fayda sağlayan en hayırlı varlığı dindar kadındır.”
(Müslim, Radâ 64).
En çok tekrar ettiğimiz sözlerden biri “Yalan dünya!..” deyimidir. Yalan olduğunu bildiğimiz dünya ve onun geçici menfaatleri, çoğu zaman bizi oyuna getirir veya biz onun oyununa severek isteyerek gideriz...
Hadis-i şerifte geçen “dünya bir metâdır” sözü, bir ayet-i kerimeden alınmadır. Ayette şöyle buyurulmaktadır:
“Şüphesiz bu dünya hayatı geçici bir eğlencedir. Ama ahiret, gerçekten kalınacak yurttur.” (Mü’min, 40/39).
Metâ`, satılık kumaş, kullanılacak alet ve edevat manalarına geldiği gibi, dilimizde matah diye de ifade edilen mal ve eşya manasına da gelir. Dünya metâının çok değersiz, aldatıcı ve oyalayıcı olduğu birçok ayet-i kerimede ortaya konmuştur. Peygamber Efendimiz (asm) de muhtelif hadis-i şeriflerinde bu gerçeği pek çarpıcı misallerle anlatmıştır. Bu misallerden biri şudur:
Kâinatın Güneşi Efendimiz (asm) bir gün çarşıya çıkmıştı; onu görenler etrafını aldılar. Yolda giderken küçük kulaklı bir oğlak ölüsüne rastladılar. Efendimiz oğlak ölüsünü kulağından tutarak yanındakilere:
"Bunu bir dirhem karşılığında kim almak ister?"
diye sordu.
Sahâbîler:
- Daha az paraya bile almayız. O ne işe yarar ki, dediler.
Efendimiz sormaya devam etti:
"Pekâlâ bedava verilse alır mısınız?"
- Hayır, dediler. Aslında bu diri de olsa, kulakları küçük olduğundan kusurlu sayılır; onun ölüsünü ne yapalım?
Bunun üzerine Peygamber Efendimiz şöyle buyurdu:
"Bu oğlak size göre nasıl değersiz ise, vallahi dünya da Allah katında bundan daha değersizdir." (Müslim, Zühd 2).
Hiçbir şekilde gönül bağlamaya değmeyen bu dünyanın en değerli varlığı, Resûl-i Ekrem Efendimiz (asm) tarafından "dindar kadın" olarak belirtilmiştir. Zira erkeğini bu değersiz dünya hayatına kapılıp mahvolmaktan koruyan dindar kadındır. Böyle asil bir varlık, kocasını hem şehvet girdabında boğulmaktan kurtarır hem de onu daha fazla dünyalık kazanmaya zorlamayarak gayrimeşru kazanç yollarına dalmaktan korur. Böyle olmadığı takdirde, dünya hayatı geçici de olsa, bir faydalanma yerinden çok bir azap yeri, bir çilehane olur. Bu hâli Resûl-i Ekrem Efendimiz bir başka hadisinde ne güzel anlatır:
“İnsanı mutlu eden üç şey vardır: Dindar kadın, iyi bir ev, iyi bir binek.
İnsanı mutsuz eden üç şey ise kötü bir kadın, kötü bir ev, kötü bir binek.”
(Ahmed b. Hanbel, Müsned, I, 168).
Tevbe suresinin 34 ve 35. ayetleri nazil olunca, ashâb-ı kirâm büyük bir telaşa kapıldı. Bu ayetlerde zekât ve sadaka vermeden dünyalık biriktirenlerin dayanılmaz işkencelere uğratılacağı anlatılıyordu. Peygamber Efendimiz (asm) onların endişe ve korkularını şu sözleriyle giderdi:
“Siz Allah’a şükr eden bir kalbe, onu anıp zikreden bir dile ve mümine bir kadına sahip olmaya bakın. Böylesi bir kadın, ahireti kazanmanıza da yardımcı olur.” (İbni Mâce, Nikâh 5).
Hz. Ali (ra), “Rabbenâ âtinâ fi’d-dünyâ hasene ve fi’l-âhireti hasene: Rabbimiz bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver.” ayetindeki haseneyi "dindar kadın" diye tefsir etmiştir.
Efendimiz (asm) bir başka hadis-i şerifinde, kadının genellikle malı, soyu veya güzelliği gibi sebeplerle eş olarak seçildiğini belirttikten sonra: “Sen dindar olan kadınla evlen ki, mutlu olabilesin.” buyurmuştur. (Buhârî, Nikâh 15; Müslim, Radâ` 53). Çünkü dindar kadın, -İmâm Gazzâlî’nin de dediği gibi-, kocasının dinî vazifelerini hakkıyla yerine getirmesine yardım eder. Dindar olmayan kadın ise, kocasını dinin gereklerini yapmaktan alıkoyabileceği gibi, onu kötü yollara da sürükleyebilir.
Özet olarak;
- Dünya gelip geçici bir faydalanma yeridir. Nimetleri bitip tükenmeyen âlem ahirettir.

- Dünyada insanın faydalanacağı en hayırlı varlık, dindar kadındır. Dindar kadın insanı hem mutlu eder hem de ahireti kazanmasına yardımcı olur.
- Aile, sadece dünya hayatıyla ilgili bir yaşama biçimi değildir. Onun olumlu olumsuz sonuçları ahirette de devam eder...
(bk. Riyazü’s-Sâlihîn Tercüme ve Şerhi, Peygamberimizden Hayat Ölçüleri, Erkam Yay., H. No: 282)
Selam ve dua ile...
 
Üst